Uzmanlar Fed’in mesajlarını değerlendirdi: ABD frene basıyor

ABD Merkez Bankası 2018 Aralık ayından sonra ilk defa faiz artışına giderken; piyasalara kritik ip uçları verdi. Inveo Portföy – Fon Yönetim Müdürü Eral Karayazıcı ve Biz Finansal Danışmanlık Kurucu Ortağı Murat Özsoy Fed’in faiz kararı sonrası verdiği mesajları ve Fed Başkanı Powell’ın açıklamaları değerlendirdi.

Şenay Zeren

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) mart ayı toplantısı sonuçlandı. Fed, politika faizini piyasa beklentilerine paralel olarak 25 baz puan artırdı ve faizi yüzde 0.25 – yüzde 0.50 aralığına yükseltti.

Fed enflasyon beklentisini 2022 için yüzde 2.6’dan yüzde 4.3’e yükseltirken; yılın geri kalanı için 6 faiz artışı yönünde sinyal verdi. Karar metninde öne çıkan bazı ifadelere şöyle:

Hedef faiz aralığında artırımların devam etmesinin uygun olacağı öngörüldü

Bilanço daraltmaya sonraki toplantılardan birinde başlanacak

Ukrayna savaşının ABD ekonomisine etkisi yüksek seviyede belirsiz

İstihdam artışı son aylarda güçlü oldu ve işsizlik oranı önemli ölçüde azaldı

ABD FRENE BASIYOR

Eral Karayazıcı – Inveo Portföy – Fon Yönetim Müdürü

Fed bugün faiz artırım döngüsünü resmen başlattı ve geleceğe dönük beklentilerini paylaştı. En dikkat çekici değişiklik 2022 büyüme beklentisinin yüzde 4’den yüzde 2,8’e düşürülmesi.

Şüphesiz hiçbir tahmin diğerinden bağımsız değil ve bu revizyonda Fed’in artan petrol fiyatları nedeniyle enflasyon beklentisini yükseltmesi belirleyici olmuşa benziyor.

Yüksek enflasyon, ABD Merkez Bankasını görece daha hızlı ve yüksek oranda faiz artırımlarına ve yaz aylarından itibaren bilanço küçültmeye yöneltmeye aday. Bu politika değişikliğinin de büyümeyi görece yavaşlatması kaçınılmaz.

Fed’in nokta tahminlerinde 2024 sonunda faizi yüzde 2,75’de görmesi ve sonraki yıllarda 25-50 baz puan kadar gerileyeceğini tahmin etmesi, bir sonraki küresel yavaşlamanın 2025-2026 parkurunda gerçekleşebileceğine işaret ediyor.

PİYASA NE TEPKİ VERDİ? OLASI SENARYOLAR NELER?

Fiyatlamalara bakarsak karar öncesi ile sonrası arasında önemli bir farklılık yok. Ancak karar setinin etkisi ne olur derseniz ABD 10 yıllık tahvil faizinde yukarı yönde alanı görece genişleterek yüzde 2,50 -2,75’e taşıması mümkün. Bu da ons altında bir yandan yukarı yönde hareketleri frenlerken bir yandan da 1800-1850 dolar bandının yeniden ziyaret edilmesine neden olabilir.

Dow Jones gün özelinde yükselişi sürdürüyor. Ritmik açıdan rüzgarı arkasında hissettiği bir parkurda bu ölçülü şahin Fed tonu ile karşılaşması en önemli avantajı. Yakın vadede negatif bir etkisi olacağını da sanmıyorum.

Ancak önümüzdeki aylarda faiz oranlarının görece yüksek, büyümenin görece ılımlı kalması başta ABD tüm borsa endekslerinde yukarı yönlü potansiyeli görece daraltabilir. Daha somut ifade etmek gerekirse ben 2022 yılında Dow Jones endeksinde olası yeni tepenin cari değerin yüzde 12-15 ötesi ile limitli kalabileceği bunun tüm borsa endeksleri üzerinde de etkili olabileceği görüşündeyim.

FED BAŞKANI POWELL ENFLASYONUN DÜŞECEĞİNE DAİR KATILIMCILARI İKNA EDEMEDİ

Murat Özsoy – Biz Finansal Danışmanlık Kurucu Ortağı

Fed toplantısı öncesinde, faiz kararından ziyade üç hususa; Fed Başkanı Powell’ın basın açıklaması, ekonomik projeksiyonlar ve enflasyona dair beklentilere dikkat çekmiştim. Nitekim piyasa beklentisi paralelinde 25bps artış gelince ABD Dolar Endeksinde yükseliş ve ons altında gerileme gördük ancak devamında Powell konuştukça ve soru cevap kısmı ilerledikçe piyasanın daha da oturmaya başladığını gördük.

Fed’in faiz kararı açıklandığı zaman ilk tepki olarak ABD Dolar Endeksi’nin 99 seviyesine yaklaştığını ve bunun etkisi ile de ons altında 1903 dolar seviyelerine kadar geri çekilmeler oldu. Fed Başkanı Powell basın açıklamasında sürekli olarak ABD ekonomisinin güçlü bir noktada olduğunu vurgularken, iş gücü piyasasında tam istihdam patikasında da istikrarlı şekilde ilerlediklerinden bahsetti.

Enflasyondaki yükselişi ve şu andaki görünümün Rusya Ukrayna savaşına bağlarken yıl sonuna doğru geri çekilme olacağını savundu. Ancak bu noktada Powell katılımcıları pek ikna edemedi diye düşünüyorum ve nerdeyse tüm sorular da bu taraftan geldi. Bu açıdan Fed Başkanı Powell’ın enflasyon görünümüne dair biraz iyimser yaklaşım sergilediğini düşünüyorum.

MAYISTA 50 BAZ PUAN ARTIRIM GELİR Mİ?

Fakat yine de Powell ılımlı bir yaklaşım sergilediği konuşması ilerledikçe ve istihdam tarafındaki güçlülüğü vurguladıkça ABD endekslerinde özellikle Nasdaq ve S&P500’de sırasıyla yüzde 2.43 ve yüzde 1.2’ye kadar yükselişler gördük ve faiz kararının açıklandığı esnadaki kayıplar da geri alınmış oldu.

Bu durum karşısında bundan sonraki dönemde bir sonraki Fed toplantısına kadar piyasanın anlamaya çalışacağı konu mayıs ayındaki toplantıda 50bps kadar bir artırımın gelip gelmeyeceği olacak. Öyle görünüyor ki enerji ve gıda fiyatlarındaki artış devam ederse ve tedarik zincirlerindeki sıkıntısı güçlü talebi karşılamakta yetersiz kalmaya devam ederse mayıs ayındaki toplantıda 50bps kadar bir artırım gelebilir. Bu durum karşısında da yılın ikinci yarısına girerken hem ABD hem de küresel ekonomilerde ve finansal piyasalarda daha güçlü sıkılaşmalar gündeme gelebilir.


Etiketler

  • ABD Merkez Bankası
  • işsizlik oranı
  • enflasyon beklentisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.