Makine ihracatı 11 ayda 21 milyar dolar

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından yapılan açıklamaya göre, Kasım ayı sonunda Türkiye’nin serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 21 milyar dolar oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 25 ihracat artışı gerçekleştirdiklerini belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Döviz kurundaki artış yatırımlardan daha fazla, makine ithalatını etkileyecektir. Yeşil ve dijital odaklı ikiz dönüşümde geri kalmamak ve ihracatta yakaladığımız ivmeyi sürdürebilmek hedefiyle, makine teçhizat yatırımlarının yeni yılda da devam edeceğini, yerli imalatçılarımızın burada bir boşluk oluşmasına müsaade etmeyeceklerini düşünüyoruz. Sanayicimize 2022 yılı ihtiyaçları için, yerli makine imalatçılarıyla işbirliği fırsatını zaman kaybetmeden değerlendirmelerini öneriyoruz” dedi.

Yılın ilk 11 ayı itibarıyla ihracatını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25, 2019’un aynı dönemine göre ise yüzde 17 artıran makine sektörünün serbest bölgeler dâhil toplam ihracatı 21 milyar dolar oldu. Bu dönemde 2,6 milyar doların üzerinde makine ihracatı yapılan Almanya’nın, serbest bölgeler hariç toplam makine ihracatı içindeki payı yüzde 14 olarak gerçekleşti. Türkiye’nin makine ihracatının 11 ayda 1 milyar dolar eşiğini geçtiği ülkeler arasında ABD ve Birleşik Krallık da yer aldı.

“Rusya, Özbekistan ve Kazakistan’a özel stratejiler geliştirmeliyiz”

İhracatlarını üretimle değil re-exportla artıran Hollanda, Avusturya gibi ülkelerin pazarlarındaki aktivitelerini güçlendirmeyi planladıklarını, bu yıl yüzde 35’in üzerinde ihracat artışı sağlanan Rusya’ya yönelik faaliyetlerine de tekrar hız verdiklerini belirten Karavelioğlu şunları söyledi:

“Rusya’nın gerek inşaat, tarım ve gıda gibi sektörlere yönelik makinelere gerekse karbon-nötr içerikli makinelere olan talebi artarak devam edecek. Burada önemli fırsatlar olduğuna inanıyoruz ve ihracatçı firmalarımıza, bu coğrafyaya özel stratejiler geliştirmelerini tavsiye ediyoruz. Rusya ve Türkiye arasında kurulacak bir makine köprüsü güçlü ve istikrarlı ilişkiler geliştirmenin önemli bir aracı olur. Rusya gibi, hemen her makine dalı için büyük potansiyel sunan Özbekistan ve Kazakistan’da da sektörümüzün gücünü sergileyen çalışmalarımız artarak sürecek.”

“Batıya mühendis kaybını durdurmalıyız”

Üretimde meydana gelmekte olan bölgesel ayrışmaların yılın son iki çeyreğinde belirginleştiğine ve bunun da gelecek yılın dış ticaret verilerinde görülür yansımaları olacağına dikkat çeken Karavelioğlu sözlerini şöyle tamamladı:

“Çin’in makine üretim artışındaki aşağı yönlü trend; fosil yakıtlara yönelik sınırlamalar, teknoloji şirketlerine yönelik tedbirler veya orta sınıfa yönelik destekler gibi çeşitli iç sorunlara bağlanıyor. Makine üretimini yüzde 11 artıran ABD ile yüzde 14 artıran AB ise 2019 üretim rakamlarına henüz yeni yeni ulaşıyor. Buna rağmen kapasite doluluklarının yüzde 85’i aşmış olması da işletmelerin pandemide önemli hasar aldıklarını gösteriyor. Gelecek yıl için Avrupa mühendislik endüstrilerinin ciro artış tahmini yüzde 3,9 olarak belirlenirken, makina imalatında yüzde 4,9 hesaplandı. Yüksek enflasyon dikkate alındığında bu veriler bir yavaşlamayı işaret ediyor; nitelikli insan kaynağı sorunları ve yeni varyantların tehdidine bağlanıyor. Yeni yatırımlardan sonra yüzde 25’e yakın kullanılabilir müsait kapasiteye sahip hale gelmiş Türkiye için bu süreç önemli bir fırsattır. Başta mühendislerimiz olmak üzere, yetişmiş insan gücümüzü transfer etmeyi yöntem ve alışkanlık haline getirmiş AB’ye daha fazla yetkinlik aktarmamak konusunda çok dikkatli olmalıyız. Yeşil ve dijital dönüşümün makine ihtiyacı, lüzum duyulacak fonları temin edecek idari ve ticari mekanizmalar netleştikçe büyüyecek, başta Ar-Ge ve yazılım olmak üzere nitelikli istihdama gereksinim de hızla artacaktır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.