Deutsche Bank hisselerinde sert düşüş! İngiliz yatırım uzmanı CNN TÜRK'te değerlendirdi

25.03.2023 11:30

Haber Kaynağı: CNN TÜRK

Hilken Doğaç Boran: Şu anda Almanya ve Fransa’da banka hisselerinin düştüğünü görüyoruz. Özellikle Deutsche Bank hisselerine yönelik bir endişe var. Dünya çapında finans kurumlarının aldığı önlemler sonrası, bankacılık sistemine güvenin yeniden tesis edildiğini söyleyebilir miyiz? Yoksa kriz sürüyor mu?

Victoria Scholar: Deutsche Bank hisselerinin yüzde 12’den fazla değer kaybettiğini görüyoruz. Ayrıca tahvillerine yönelik sigorta bedelleri de dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu da yatırımcıların yaşananlardan sonra ne kadar endişeli olduğuna işaret ediyor. İngiltere piyasalarında da banka hisselerinin endekslerin en altlarında yer aldığını görüyoruz. Bu da sektöre olan güvenin yeniden tesisi konusunda gidilecek ciddi bir yol olduğu anlamına geliyor. Silikon vadisi ve Signature bankalarının iflası sonrası yetkililer hızla harekete geçti. Bunun etkilerinin diğer piyasalara bulaşmasını, tam teşekküllü bir bankacılık krizinin çıkmasını engellediler. Aynı şekilde Credit Suisse de sorun yaşadığında İsviçreli yetkililer hemen harekete geçti. Rakibi UBS ile bir kurtarma anlaşması ayarlandı. Bence yetkililer gerekirse, bankacılık sektörüne yönelik tehdidin sürmesi durumunda, önümüzdeki günler ve haftalarda farklı önlemleri de devreye sokabilir. Yani Merkez bankaları ve hükümetlerden, bankacılık sektöründe batmaların sürmesi durumunda daha fazla müdahale gelebilir.

Hilken Doğaç Boran: Hızlı karşılık verildi dediniz. Merkez bankaları ve finansal kurumlardan da müdahale geldi. Ancak Merkez bankaları aynı zamanda faiz artırımlarını da sürdürdü. Şu an banka hisselerinde görülen düşüşle bu faiz artırımının alakası var mı? Merkez Bankalarının bir yandan müdahale etme diğer yandan da faiz artırma yaklaşımını nasıl yorumlarsınız?

Victoria Scholar: Bankalar faizin artığı ortamda daha Rahat eder. Çünkü mevduat getirileri artar. Yani faiz artırımı kendi başına bir sorun teşkil etmiyor. Avrupa Merkez Bankası, FED ve İngiltere Merkez Bankası’nın faiz artırımı, bize enflasyon konusundaki ciddi endişelerin sürdüğünü gösteriyor. Burada bankacılık krizinin yol açabileceği bir düşüşten o kadar da korkmuyorlar. Şu an piyasalara baktığımızda, bankalar üzerindeki baskının sürmesinden yola çıkarak yatırımcıların krizin geçtiğini düşünmediği sonucuna varabiliriz. Merkez bankaları da enflasyon endişeleriyle bankacılık krizinin ekonomiye olumsuz etkilerini karşılaştırıyor. Ama örneğin İngiltere Merkezi Bankası, bankacılık sisteminin hala kuvvetli olduğunu ve yüksek faize rağmen likiditenin yüksek olduğunu açıkladı. Finansal Politika Komitesi, bankacılık sisteminin dirayetinden şüphe etmediklerini söyledi.

Hilken Doğaç Boran: Bu çalkantının küresel piyasalara etkisi ne olur? Agresif faiz politikalarıyla birlikte bir ekonomik durgunluğa yol açar mı?

Victoria Scholar: Bu olay bize 2008 küresel finansal krizini hatırlatıyor. Bu kriz küresel ekonomiyi uzun bir durgunluğa sürükledi. Ama bugünkü durumun farklı olduğunu düşünüyorum. Düzenleme arka planı çok daha sıkı. Özellikle de Wall Street’teki büyük borç verenlerde. Öte yandan ABD’de durgunluk riski artıyor. Goldman-Sachs 12 ay içinde durgunluğa girme ihtimalinin yüzde 35 olduğu yönünde bir tahmin paylaştı. Bu da önceki yüzde 25 tahminiyle aynı mantıkta. Bazı ekonomistlere durum daha da kötü. ABD ekonomisinin hafif bir durgunluğa gireceğini düşünüyorlar. Petrol fiyatları da burada ilginç bir detay. Çünkü küresel talebin ne kadar güçlü olduğuna dair bir ölçek görevi görüyor. Petrol fiyatları şu an ciddi baskı altında. Bu da piyasaların ileride talebin düşeceğini ve durgunluğun başlayacağını ön gördüğü anlamına geliyor.

Citi: Çin küresel bankacılık stresinde güvenli bir sığınak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir