Avrupa’da ‘enerji yoksulluğu’

CEM COŞKUN

Avrupa Komisyonu’nun çarşamba günü açıkladığı yeni vergi paketinde yer alan, binaların ve araçların karbon emisyonuna ilave vergi getirilmesi önerisi Avrupa’da büyük yankı buldu.

Avrupa Komisyonu’nun çarşamba günü açıkladığı yeni vergi paketinde yer alan, binaların ve araçların karbon emisyonuna ilave vergi getirilmesi önerisi Avrupa’da büyük yankı buldu. (Bakınız: AB, bütçesine katkı için 3 yeni vergi teklif etti)

AB’nin 800 milyar euroluk kurtarma programının finansmanında kullanılacak paketteki maddelerden birine göre, AB emisyon ticaret sistemi (ETS) revize edilecek. Bu revizyona göre denizcilik sektörü ETS’ye dahil edilirken, havacılık sektöründen sağlanan gelirler artırılacak. Buna ek olarak binaların ısınması ve karayolu taşımacılığı için kullanılan fosil yakıtların sebep olduğu karbon emisyonuna ilave vergi getirilecek. İşte özellikle bu nokta, yürürlüğe konulması için Avrupa Parlamentosu’nun ve üye ülkelerin onayına ihtiyaç duyan 3 maddelik paketin sorgulanmasına yol açıyor.

Paketin açıklanmasından sadece bir hafta önce 16 Aralık’ta düzenlenen AB Liderler Zirvesi’nde görüşmeler enerji konusunda tıkanmış ve konunun bir sonraki toplantıda tekrar masaya getirilmesi kararlaştırılarak anlaşma sağlanamadan zirveye son verilmişti. Zirveye yeşil yatırıma dahil olacak enerji kaynakları tartışmalarının yanı sıra Polonya ve İspanya’nın karbon piyasasında spekülatif faaliyetlerin olduğuna yönelik eleştirileri damga vurmuştu. Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki zirve sonrası “ETS düzgün işlemiyor. Yüksek karbon maliyetleri çok tehlikeli çünkü hem imalat maliyetlerini hem de tüketici fiyatlarını yukarı taşıyor” açıklamasıyla endişelerini dile getirmişti.

ETS’nin karayolu taşımacılığını ve binaların ısınmasını kapsayacak şekilde genişletilmesi hususu sene ortasında tartışmaya açıldığında ise; Avrupa Parlamentosu’nun Fransız Üyesi Pascal Canfin “Sarı Yelekliler” hareketini hatırlatarak, bunun siyaseten bir intihar olacağını ve sosyal huzursuzluğu tetikleyecek bir risk taşıdığını ifade edip AB’yi benzer bir hataya düşmemesi konusunda uyarmıştı.

Almanya’da yeni hükümetin koalisyon metninde de bu konuya değinilmiş, ısınma ve taşımacılık için kullanılan yakıtlarda karbon fiyatlarının yükseltilmemesi gerektiğine vurgu yapılmıştı.

Enerji yoksulluğuna vurgu

Avrupa genelinde yükselen enflasyon zaten politika yapıcılar üzerinde büyük baskı yaratıyor. Enflasyonu tetikleyen kalemlerin başında ise enerji fiyatları var. Ve enerji fiyatlarında süregiden bu kriz “enerji yoksulluğu” tartışmalarını da alevlendiriyor. Eurostat verilerine göre yaklaşık 31 milyon Avrupalı enerji yoksulluğu içinde, yani evlerini yeterince sıcak tutma şansından uzak yaşıyor. Enerji yoksulluk endeksine göre bir hane halkının toplam enerji harcamaları, bütçesinin yüzde 25’ini aştığında enerji yoksulu olarak nitelendiriliyor. Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde bu oranın yüzde 15-20 seviyelerine ulaştığının altı çiziliyor.

EURACTİV’in konuyla ilgili düzenlediği etkinlikte konuşan uzmanların büyük bir bölümü, elektrik ve gaz fiyatlarının çok yüksek seviyelere geldiğini, atılacak adımlarda mutlaka ulusal koşulların ve sosyal etkilerin göz önüne alınması gerektiğini ifade ettiler. Avrupa Komisyonu Enerji Departmanı’nda görev yapan Adela Tesarova ise, AB üyesi ülkelerin enerji fiyatlarından etkilenen düşük gelirli hanelere finansal destek sağlayacağını, bunun için 72 milyar euro değerinde bir “sosyal iklim fonu” yaratıldığını hatırlattı. Tesarova, komisyonun yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği gibi uzun vadeli çözümlere odaklandığını dile getirerek, “enerji yoksulluğunu ilk kez ve kökten ortadan kaldırma potansiyeline sahibiz” şeklinde konuştu.

Karbon fiyatlarında yükseliş sürüyor

2022’nin ilk yarısına bu tartışmaların damga vuracağı açık. Doğal gaz fiyatlarındaki artışla birlikte 2021 yılbaşında ton başına 30 euro seviyesinde bulunan karbon fiyatları da Aralık ayında 90 euro seviyelerine ulaşmış durumda. Bağımsız bir iklim ve enerji düşünce kuruluşu olan EMBER’in yayınladığı grafikte ise karbon fiyatlarındaki yükselişin enerji fiyatlarına henüz minör bazda etki ettiği görülüyor. Hatta Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Twitter’dan bu grafiği paylaşarak karbon fiyatları üzerinden yapılan eleştirilere cevap verdi ve “enerji sistemimizi daha sağlam ve daha sürdürülebilir kılacak önerileri sunduk.” dedi.

Pandeminin ekonomik etkisinin iyice hissedilmeye başlayacağı 2022 yılında, AB’deki politika yapıcıların alacakları tavır hem birliğin hedefleri hem de toplumsal huzur açısından büyük önem taşıyacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.